Dünya Kupasının başladığı şu günlerde en büyük gündem futbol.
Messi, Ronaldo ve Neymar’on son dansı olması, ilk kez 48 takımla oynanması ve Türk Milli Takımının 24 sene sonra katılmış olması gündemi Dünya Kupasına çevirdi. Biz de buradan hareketle biraz futbol konuşalım…
Herkes az buçuk Deportivo Lacorun’ya “Los Turcos” yani Türkler dendiğini ve tribünlerinde her daim şanlı Türk Bayrağı’nın dalgalandığını bilir. Ya da AEK Athens’i Türkiye’den giden Peraspor kadrosunun kurduğundan haberdardır. Keza Portsmouth’u Sultan Abdülhamid’in kurduğu haberleri yapılsa da işin aslı bu kulüp Doğu Roma esintileri ile Türk Düşmanı bir tona sahiptir. Fakat Türk ve Osmanlı Hayranlığını kılcal damarlarına kadar işlemiş bir kulüp var İrlanda’da; adı Drogheda United.
Takvimlerimizi 1845’e çevirelim. İrlanda tarihinin en büyük kıtlık ve salgın hastalıklarıyla karşı karşıya. 1852’ye kadar etkisini hissettiren bu dönemde 1 milyondan fazla İrlandalı’nın öldüğü kayıtlara geçmiş. Bir o kadar da, hatta kimi kaynaklara göre 2 milyon civarı insan ülkeyi terk etmiş. Kıtlığın en büyük sebebi patates mantarı sebebiyle patateslerin yanması ve çürümesi. İrlanda Toplumunu bugün bile derinden etkileyen bu korkunç devir için İrlanda Tarihini hatta ABD Tarihini tamamiyle değiştirdi demek yanlış olmayacaktır; çünkü bir çok filmde gördüğümüz ABD’nin İrlandalı gettoların oluşma sebebi bu kıtlık .
İşte bu süreçte kendisi de zor dönemlerden geçen Osmanlı İmparatorluğu yardım elini uzatmaktan imtina etmiyor. Sultan Abdülmecid’in emriyle Osmanlı Gemileri İrlanda’ya erzak, ilaç, para gibi değerli objeleri taşımak için harekete geçti. Güneş Batmayan İmparatorluğun Kraliçesi Victoria’nın sadece 2000 Sterlin verdiği bir ortamda Osmanlı Sultanı ve İslam Halifesi Abdülmecid’in diğer yardımlar hariç 10000 sterlin yollamak istemesi geniş yankı uyandırdı. İngilizlerin yardımları kısıtlaması hatta yer yer reddetmesi ve İrlanda’ya gemi girmemesi için kimi limanları kuşatması üzerine Sultan Abdülmecid gizli yardım yollama yolları aradı. Türkiye Cumhuriyeti Dublin Büyükelçisi Levent Burhan’ın anlatımıyla İngilizlerin kuşatma altına almadığı Drogheda Limanına ilaç ve erzak dolu Osmanlı Gemileri’nin yanaşması da bu arayış sonucu oldu. İngiltere Kraliçesi’nin tabir-i caizse “eldivenle tokalaştığı” bir ortamda Türk Sultanı mağdur İrlanda Halkını bağrına bastı. Bu tabloyu bugün dahi unutmadı İrlanda. Drogheda Kasabası da kasabanın takımı Drogheda United da amblemlerinde şanlı ay yıldızı taşıyor. Kasabada bu olaya adanan anıtlar görmek mümkün. 2020 Yılında Covid Dünyamızı terörize ederken Türkiye Cumhuriyeti bir çok ülkeye yardım yollamıştı. İrlanda Halkı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederken bu olayı hatırlatmayı da ihmal etmedi. Daha da öncesinde 2011 Yılında aynı renkleri taşıyan Trabzonspor ve Drogheda United kardeş takım oldu.
Bugünün büyük devletlerinin adaletsiz ve methametsizlik siyasetine bakınca Osmanlı’nın atını dahi sürmediği bir coğrafyaya gösterdiği insani hassasiyetin değeri çok daha iyi anlaşılıyor. Üstelik gerileme dönemindeyken. Buradan çıkaracak bir mesaj da Türk Milleti’nin Avrupa ve Batı tarihindeki yerini silmek isteyenlere ve milletimizi küçümseyenlere olsun. Özellikle Osmanlı Devleti yerini Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulduğunu kabul edebileceğimiz Osmanlı İmparatorluğu’na bıraktıktan sonra, Avrupa Tarihi korkuyla karışık bir hayranlık içinde izlediği Osmanlı ile doğrudan alakalıdır. Moliere’in Yüksek Fransız Elitlerini “Balolarda Osmanlılara benzemek için çabalıyorlar” diye taşlamasına sebep olan da, Mozart’a Rondo Alla Turca’yı yazdıran da Voltaire’in tarifiyle Ayasofya Türklere geçince telaşlanan Roma’nın Ayasofya’nın daha büyüğünü yapmak için cenetten tapu satarak bağış toplamasına sebep olan da Drogheda kasabası ve takımını tarif eden de Türklere duyulan yoğun hayranlık ve korkudur. Yine Türk Kurtuluş Savaşında Yunan Ordusu Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından mağlup edilince İngiltere’de hükümetin düşmesi de kayda değerdir. Sonrasında gelen Cumhuriyetimiz de benzer hayranlıklar yaratarak İngiliz Kadınlarına “Türk Kadınları kadar değerimiz yok mu ki oy hakkı vermiyorsunuz?” pankartları taşıtmıştır.
Türkler tarihin en eski ve en büyük milletlerinden biridir. Türk Devleti tarihin en eski organizasyonlarından biridir. Hollanda’da bir dönem iktidara gelen Wilders’ın “Türkler gitsin. Avrupa’da işiniz yok, Avrupalı değilsiniz.” gibi aşırı sağ söylemleriyse gülüp geçilmesi gereken popülist bağırışlardan fazlası değildir; zira Türklerin Avrupalılık konusunda nerede duracağı ne Avrupa Sağının engelleyebileceği ne de Avrupa Solunun bahşedebileceği bir mevzu değildir. Bunun kararı büyük ölçüde bizim çıkarlarımız, hedeflerimiz ve politikalarımıza bağlıdır.
Hele ki Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacının her gelişmeyle biraz daha arttığı günümüzde.






